Her yemek sonrasında yiyeceklerin sindirilmeden ve barsak a geçmeden kusarak dışarı atılması hastalığıdır. Prenses hastalığı,mankenhastalığıda denir.bir süre sonra ağırlaşmış vakalarda mide hiçbir şey kabul etmez hale gelir ve kişi günden güne zayıflar.genelde kendini çok şişman gören kişilerde görülür. Kişi psikolojik olarak ne kadar zayıf olsa da kendini hep şişman hisseder ve zayıflamak için bu yolu tercih eder. yaş olarak daha çok genç kızlarda sık rastlanır.kadınlarda erkeklere oranla 10 kat daha sık görülür. Günümüzde moda ve medyanınkişilerin bilinç altına yerleştirdiği ;çok zayıf olma tutkusu nihayett yeni nesilde çığ gibi büyüyen problemlere neden olmuştur. Hastalar ne bulursa yiyip açlık duygularını tatmin ettikten hemen sonra kusarlar. Hasta aşırı yeme nöbeti sırasında kendi iradesine sahip olamaz. Kimi zaman bazı hastalar idrar söktürücü ,iştah kesici ilaçlarda kullanabilirler. Kişiler dış görünüşleriyle çok ilgilenirler takıntı halinde beden ağırlığı,zayıflamak,güzellik konularıyla ilgilidirler. Çoğu zamanda hastalıklarının farkında değildirler. Genelde bir kereden birşey olmaz denilerek kusulur ve bunun kolay bir yöntem olması nedeni ile devamı gelir.Yemek kendilerini güvende hissettirir.kusmakta duygularındışa vurumu olarak algılanabilir.Sonunda bu hastalık anoreksiya nervozaya çevirir.
Anoreksiya nervoza: yemekten korkma/kaçınmadır.yeme bozuklukları arasında en önemlisidir.hasta günlerce yemek yemeyebilir. Ne kadar aç olsa da yemeyi reddeder. Bu iradeyleilgili değildir. Artık sorun psikiyatrik boyuta gelmiştir. Hasta yemek yemekten korkar. Bu hastalarınyüzde 10-20 sinin seyri ölümle sonuçlanır. TEDAVİ:hastalığın evresine göre ayaktan ya da yatarak tedavi uygulanır.anti depresan ilaçlarla desteklenir. Toplu terapi seansları uygulayan hastaneler mevcuttur.vücut psikolojik olarak gördüğü zararın yanında fizyolojik olarak ta çöküntü yaşar. Kalp ve beyin özellikle anoreksik hastalarda zarar görmüştür. Kalp yavaşlar menstruasyon döngüsü aksar yada durur. Deri ve saç kalitesi bozulmuştur. Hastalığın ileri seviyelerinde kemik erimesi kalsiyum eksikliği görülür. beyinin etkilenmesine bağlı olarak kişilik bozuklukları baş gösterir.Terapileri kabul etmezler yemeğe zorlanacaklarını düşünürler.Bulimik hastalar ise bağımlı hale gelmişlerdir yer ve zaman dinlemez nöbetler. Bu problemlerinden utanırlar ve saklarlar. Yıllarca fark edilemeyebilir. Tedavi olmayı reddebilirler. Tedavisi zor hastalıklardandır.Kusarken potasyum kaybettikleri için kalp problemleri yaşanabilir. Beyin kanaması riski basınca bağlı olarak yüksektir. Kusarken yine basınca bağlı kalp kapakçığında yırtılmalar görülebilir.Burada aslında bu insanlar neden bu hale geliyorlar sorusunu sormak gerekir. Aile yeme davranışları,çocukluk çağındaki beden algılamasının baskıcı olarak değiştirilmeye çalışılması, davranışı taklit etme örneğin;TV dan görerek, ailenin yada erkek arkadaşın dış görünüşle ilgili çok yorum yapması,şahsı aşağılaması bu sonuçları doğurabilir. Günümüzde tabi MEDYA diye bir kurum var. Tutturmuşlar bir 0 beden gidiyor. Bu yüzden kim bilir kaç kızımız hastalandı? Anneler çocuğunuz kilo aldıkça ‘küçük domuzcuk’ diye seslenirken(canlı şahidi olduğum bir olay) acaba ilerde ne tür bir yeme bozukluğu yaşayacağını düşünmemeliler. Kilo yüzünden hiçbir çocuk aşağılanmamalıdır. Ait olmaya ve kabul görmeye ihtiyaçları vardır. Böyle davranışlar sadece çocuğu toplum dışına iter. LÜTFEN!!çocuğunuzun yeme alışkanlıklarını bir daha gözden geçirin ve bir insana ‘şişmansın sen’ demeden önce iyi DÜŞÜNÜN…
hazırlayan:sekerlivanilin.blogcu.com(izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz)
bende sana bu konularda katılıyorum.anneler veya çevre çok etkili oluyor.annelere çok büyük rol düşüyor.bu konularda bilgili olmaları gerek bana göre.
ama nerde?!!!!
Çok güzel bir bilgilendirme geçenlerde bir tv programında ele alınıyordu. Birçok doktor kisvesi altında adamlar zayıf olduğu halde zayıflamak istiyorum diyen kızlr için ameliyatı bile öneriyorlardı.. Nasıl hastalıklar bunlar, nasıl doktor off off
HAYIRLI GÜNLER SAĞLIKLI NEŞELİ GÜZEL BİR GÜN GEÇİRMENİZİ DİLERİM.SEVGİYLE SAYGIYLA VEDE SAĞLIKLA MUTLU ESEN KALIN ALLAHA EMANET OLUN SAYGILARIMLA.
GÜLÜM
Gül yüzün aklımdan çıkmıyor bir an
Hasretin içimi yakıyor gülüm
Yıldızlar uykuya dalarken bile
Hayalin hep bana bakıyor gülüm
Kaybolup giderken seher yıldızı
İçimi kemirir hala bu sızı
Neyleyim ben sensiz baharı yazı
Yokluğun boynumu büküyor gülüm
Yanımda olmadan gülermi yüzüm
Ne gecem bellidir nede gündüzüm
Kahrede kahrede geldi bak güzüm
Şaçlarımda şafak söküyor gülüm
Alıntı:http://www.yazgulu.com
Uğur YENİLER/ESKİŞEHİR
Sevgili arkadaşım ne güzel bir konuya değinmişsin,ne yazıkki günümüzde dış görünüşe önem verelim diye sağlığından olan o kadar genç varki ;yazık oluyor yavrularımıza..sevgilerimle